|
SON DAKİKA
Tekinden Çarpıcı Açıklamalar!
Şimşek'in ağabeyine 'PKK' tuzağı!
Cumhur Başkanı Millileri unutmadı!
Alemleri Çalan Bulundu!
SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNİN TOPLUMSAL İLİŞKİLERİMİZE ETKİLERİ
1-)Sizce Facebook/Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin kişilere gerçek sosyal ortamlardan daha cazip gelmesinin sebepleri nelerdir?
Bir kere daha kolay… Sosyal hayat daha zahmetli… Emek ve zaman gerektiriyor… İmkan da elbette… Ayrıca giderek a sosyal bir yapıya büründüğümüzün de önemli bir işareti sayılabilir. Birazda sanırım aşırırı “haberdar” olma merakı… daha önceki yıllarımızda ihtiyaç olan bilgiye daha fazla yönelerek zaman ayırırken şimdi “malumat” sahibi olmayı bilgi sahibi olmaya tercih eder olduk… haberdar olmamayı sosyal olmak sayıyoruz. Yokluğunu “nakise” görüyoruz. Temel olan bir konuda uzman kadar temel ve derin bilgiye sahip olmayı, o konuda emek vermeyi, mürekkep yalamayı, diz çürütmeyi önemli ve saygın bir davranış sayarken son yılların trendi her konuda “yüzeysel” bilgiye daha doğrusu malumata sahip olmayı tercih eder olduk. Kolay olması da önemli bir imkan… Kimi zaman yer bildirir şekilde paylaşımlar yapıyoruz. Kendimizi çok mu önemli sayıyoruz acaba diye düşündüğümde oluyor. Aslında o saatte benim gittiğim yerin, bulunduğum bir fuarın ya da lezzetini sevdiğim bir mekanda bulunduğum bilgisini paylaşmam başkalarını ne den ilgilendirsin? Ne kadar ilgilendirir? Tüm bunları biliyoruz ama yine de yapıyoruz. Bu açıdan baktığımızda işin eğlenceli yanı dikkatimizi çekiyor… Yoğun ve sıkıntılı bir hayat içinde bir bakıma kendimize küçük ödüller vererek bir nevi “teneffüs” molası vermiş oluyoruz. Paylaşımlarımıza yapılan beğeniler, gelen yorumlar, kimi zaman da eleştiriler bizim sanırım “onaylanma” duygusunu yaşatıyor. Takdir etme fakiri olan bir millet olarak sanal da olsa beğeni almak, onay görmek bize bir haz da veriyor olabilir. Dolayısıyla sanırım tekbir nedeni yok… Sebepler kişilere göre de tercih ediliyor. Kullanıcılar bir süre sonra kullandığı sosyal ağdan artık tatmin olmadığını düşünüyor, yeni arayışlara giriyor bir başkasına yöneliyor. 2-)Bahsettiğimiz internet sitelerinin sosyal ilişkilerdeki etkin rolü sizce ne olmalı ve şimdiki ortama baktığımızda bu manada ki gidişat hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sosyal duyarlıklar konusunda kulalnılması toplumsal refleksler bakımından önemli olabilir. Kişisel ve kimseyi ilgilendirmeyecek paylaşımlar yerine insan ruhuna iyi gelecek, kıvamında, güne aydınlık kadacak bir fikir kırıntısı taşımasına dikkat edildiğinde yararlı olabilir. Nitekim bir iletişim ve ciddi paylaşımlar içinde kullanılmaktadır. Örneğin benim iki yıldır ÜLKE TV’de hazırlayıp sunduğum Koruyucu Ruh Sağlığı programı olan ‘İyi Bak Kendine’ programında e postadan daha çok facebook ve twıtter yoluyla gelmektedir. Anlık ileti imkanı bu benzeri başka şeyler için yarar sağlamaktadır. Giderek de daha doğru amaçlar için kullanıldığını söyleyebiliriz. İlk başladığında belki insanlar biraz daha eğlence ve zaman geçirmek için kullanırken şimdi haberleşme, aktif katılım ve ciddi paylaşımlara yönelebilmektedir. Kimi zaman da dikkate değer konularda da tartışma imkanı sağlamaktadır. 3-)Özel yaşam, mahremiyet kavramları ile sanal ortamlar arasında bir bağlantı kurduğumuz da ortaya çıkan tablo nedir? Sanırım bu çok önemli.. Mahremiyet durumlarının sıkça aşıldığına ilişkin bilgiler var… Sanal olması insanlara kimi zaman daha rahat davranması ve mahremiyet ölçülerini aşmasına imkan verirken kimi zaman da saygı sınırlarını aşması ve öfkeli konuşmalara zemin hazırlayabilmektedir. Kendini mutsuz, değersiz hisseden yalnız insanların bu zemini sanalda olsa mutlu olduğu, değer bulduğu, iltifat aldığı bir yer olarak görebilmektedir. Eşinden, anne babasından ya da diğer yakınlarından hayatı boyunca duymadığı kadar güzel sözler duyabilmekte bunun tiryakisi de olabilmektedir. Bu haz ve değer bulmanın neticesinde devam eden konuşmalar daha sıcak bir atmosfere kişileri taşıyabilmekte bir nevi “sanal tanışıklık” sağlayarak zamanla gerçeklik duygusunun aşılmasına fırsat vermekte kendilerini biri birilerine çok yakın görmelerini sağlayabilmektedir. Buda mahremiyet sınırlarını aşmalarını ve hatta mahremlerinden birbirine yakın hale getirebilmektedir. Sanal dünyada sebebini tam bilememekle beraber insanlar daha sakin ve kendilerinden daha çok bahsedebilmektedirler. Yüz yüze konuşsanız size göstermeyeceği bir şiirini örneğin sayfasında paylaşabiliyor. Komşuna asansörde günaydın demeyen kişiler sanal alemde yüz yüze tanımadıklarına iyi gün temennisinde bulunabiliyor. Kendi ruh haline ilişkin cümleler paylaşabilmektedir. Beğendiği eserleri paylaşarak yakınlarının bilmediği ilgilerini ve zevklerini açıkça gösterebilmektedir. Aslında bu zeminler bir bakıma da içimizde ne kadar çok şeyi sakladığımızın ya da barındırdığımızı da göstermektedir. 4-)Sanal alemin büyük oranda aktif kullanıcıları olan gençler için, sosyal ilişkilerimizin olması gerektiği gibi devam etmesi ve sosyal paylaşım sitelerinin zararlı etkilerinden korunmak adına neler söyleyebilirsiniz? Gençler için risklerden elbette bahsetmek mümkündür. Karşısındaki kişinin gerçekliğini bilmeden duyduğu güzel sözlere inanarak başına iş alan kişilerin varlığını biliyoruz. O nedenle hem ayrılan zaman ve hem de doğru kullanım konusu dikkate alınması gereken bir durumdur. Bu zeminlerin insanda “sanal bağımlılık” gibi bir bağımlılık türüne insanları sürüklediği beynin haz ve ödül mekanizmasını harekete geçirdiğinden insanların saatlerce bilgisayar başında “sanal yaşamdan” haz alırken gerçek hayattan koptukları yönündeki uyarılar daha güçlü duyulmaktadır. Bu uyarılar dikkate alınmaz ve çözümü aranmazsa canımız yanabilir. RÖPORTAJ: RUMEYSA BETÜL DOĞAN KONUŞAN: UĞUR CANBOLATYükleniyor...
|
![]()
|